Kişisel, Sosyal, Kurumsal Gelişim

EGD olarak birlikte çalıştığımız kişi ve kurumları takım arkadaşı olarak görür, belirlenen ortak hedefllerimize ulaşırken şeffaf ve samimi ilişkiler yürütmeye özen gösteririz. Tasarladığımız bütün eğitimleri deneyimsel öğrenme metodolojisine uygun olarak kurum ve grupların ihtiyaçlarını ve beklentilerini göz önünde bulundurarak tasarlarız. Bu nedenle hazır eğitim programları yerine her kurumun kendi özgün yapısına uygun olarak özelleştirilen eğitim modülleri geliştiririz.

Kişisel Gelişim

Kişisel Gelişim

Kişisel Farkındalık, Bireysel Analiz, Öğrenmeyi Öğrenme ve Öğrenme Planlaması, Kültürlerarası Öğrenme, Etkin İletişim, Liderlik, Takım Çalışması, Problem Çözme, Çatışma Yönetimi, Risk ve Kriz Yönetimi, Stres yönetimi, Zaman Yönetimi, Kişisel Planlama, Kariyer Planlaması ve Girişimcilik konularında eğitimler.

Sosyal Gelişim

Sosyal Gelişim

Gönüllülük, Aktif Vatandaşlık, Demokrasi ve Katılım, İnsan Hakları, Sosyal Dahil Etme, Kültürlerarası Diyalog, Cinsiyet Eşitliği, Gençlik Politikaları, Çevre konularında eğitimler.

Kurumsal Gelişim

Kurumsal Gelişim

Proje Döngüsü Yönetimi, Kapasite Geliştirme, Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Stratejik Planlama, Kaynak Geliştirme, Hibe Programları konularında eğitim ve danışmanlık.

 eğitimler hakkında bilgi almak ve eğitim talebinde bulunmak için

training@eskisehirgelisim.org

Deneyimsel Öğrenmenin Farkı

Dinlersem unuturum, yazarsam hatırlarım, yaparsam öğrenirim

  • Okuduklarımızı hatırlama oranımız. Örneğin bir kitap, makale veya blog okumak 10%
  • Duyduklarımız hatırlama oranımız. Örneğin bir ders, bir radyo röpörtajı dinlemek. 20%
  • Gördüklerimizi hatırlama oranımız. Örneğin bir kitap,dergi veya websitesindeki resimlere bakmak 30%
  • Duyduklarımızı ve gördüklerimizi hatırlama oranımız. Örneğin bir video, sumun veya gösteri izlemek. 50%

%

Söylediklerimizi hatırlama oranımız.Örneğin bir tartışmaya katılamak veya konuşma yapmak.

%

Söylediklerimizi ve yaptıklarımızı hatırlama oranımız. Örneğin çarpıcı bir sunum yapmak, video çekmek, robot inşa etmek.

Deneyimsel Eğitim Neden Etkili?

 Deneyimsel öğrenme tabanlı İnteraktif öğrenme yöntemlerinin (çeşitli temalar ve konularda simülasyonlar, oyunlar, egzersizler ve benzeri uygulamalar) kullanıldığı öğrenen merkezli ve etkileşim temelli bu eğitimler ile katılımcılar, gerçeğe yakın yapay bir deneyim elde eder. Bu deneyim katılımcının kendisini keşfetmesine, söz konusu temayı yaşayarak öğrenmesine ve de en önemlisi içselleştirmesini sağlar. Farkındalık, bilgi, beceri ve davranış gelişimine odaklanmış bu yaklaşım sayesinde katılımcılar amaçlanan eğitim konusuyla ilgili etkin bir öğrenme deneyimi yaşarlar.

Yetkinlik Gelişimi ve Duygusal Zeka…

Yetkinlik bir konuyla ilgili bilgi, beceri ve davranışların tümünde gelişmeyi içerir. Günümüzde (IQ) Entelektüel Zeka’nın yanısıra olaylara ve insanlara yaklaşımımızda kilit rol oynayan (EQ) Duygusal Zeka’nın önemi yapılan araştırmaların da etkisi ile daha çok anlaşılmıstır. Yapılan araştırmalar insanların iş yaşamında başarılı olmalarının duygusal zekaları ile olan ilişkisinin, IQ’ları ile olan ilişkisinden çok daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur.

Deneyimsel öğrenme tabanlı eğitimlerde katılımcıların duygu dünyaları ile iletişime geçmesi sağlanarak duygusal zeka gelişimlerini destekleyip, gerçeğe yakın tasarlanmış deneyimler sayesinde benzer durumlarda sergiledikleri davranışlar konusunda da farkındalık yaratılır. Bu sayede katılımcılar klasik eğitim yaklaşımlarından farklı olarak, eğitimin konusuyla ilgili bilgi aktarımının ötesinde, bu bilgileri kullanma becerileri ile yaşamlarındaki benzer durumlarda başarılı olmalarını sağlayacak davranışları da geliştirme fırsatı yakalamış olurlar.

Öğrenmeyi Öğrenme ve Hayat Boyu Öğrenme… 

Deneyimsel eğitimin etkinliğini arttıran ve fark yaratan vazgeçilmez unsurları Öğrenmeyi Öğrenme ve Hayat Boyu Öğrenme’dir. Öğrenme bilgi aktarımından çok değer oluşturma ile ilgili bir süreçtir ve kişide bir değer oluşturmuyorsa öğrenme gerçekleşmemiştir.

Öğrenmeyi öğrenmedeki asıl amaç: kişinin kendini ve yeteneklerini tanıması, öğrenme şeklini bilmesi, bilgiyi nerede nasıl kullanabileceğini bilmesi, duygularını ve duyularını, öğrenmede kullanmasıdır. Öğrenme şekli kişiden kişiye değişmektedir; parmak izi gibi kişiye özgüdür. Deneyimsel öğrenme tabanlı eğitimler, katılımcıların kendi bireysel öğrenme süreçlerini keşfetmelerine yardımcı olur. Eğitimlerde katılımcılara kişisel değerlendirme, bireysel öğrenme analizi ve kişisel gelecek planlaması yapabilmelerine yönelik araçlar ile uygun ortam ve zaman sağlanır. Burada amaç bireyin, Hayat Boyu Öğrenme yaklaşımı içerisinde kendisini sürekli geliştirebilmesi ve öğrenmeye devam edebilmesi için gerekli araçlara ulaşmasıdır. Bu sayede eğitimler sonrasında deneyimsel öğrenme sürecinin bireysel olarak devam etmesi sağlanır.

Yaygın Eğitim & Deneyimsel Öğrenme

eğitim yaklaşımı ve metodoloji...

Yaygın Eğitim

 

EGD ulusal ve uluslararası alanda özellikle gençlere yönelik  etkin yaygın eğitim süreçleri tasarlayıp  uygulamaktadır.

Yaygın Eğitim kısaca, örgün eğitim dışında kalan ve belirli bir program içerisinde sistemli bir şekilde ilerleyen öğrenme süreçlerini tanımlar.

Deneyimsel Eğitim veya Yaşayarak Öğrenme ise alternatif bir öğrenme yöntemidir. Yaygın eğitim içerisinde sıkça kullanılan bu yöntem ile katılımcılar edilgen bir öğrenci değil aktif birer öğrenen olurlar.

İnsan hayatında 3 çeşit öğrenme türü vardır:

Örgün öğrenme (formal); belli bir müfredata dayalı, çeşitli eğitim kurumlarında belirli süreli, öğretmen-öğrenci ilişkili, tanınırlığı diploma veya sertifikalar ile sağlanan öğrenme türüdür.

Yaygın öğrenme (non-formal); deneyimsel öğrenme temelinde, gönüllü esasına dayalı, planlı ve belli bir süreyi kapsayan, katılımcı odaklı, grup çalışmaları, simülasyonlar, oyunlar ve egzersizler gibi interaktif metotlarla bireyin konu ile ilgili fikirlerini paylaşarak, gerçek hayatta uygulamasını kolaylaştıran öğrenme türüdür.

Sargın öğrenme (informal); bireyin yaşamı boyunca deneyimleyerek hayatın içinde plansız olarak öğrendiği öğrenme türüdür.

Günümüzde etkin bir yaygın eğitim için; eğitim sürecinin, öğrenen merkezli ve farklı öğrenme türlerine cevap verebiliyor olmasının yanında, insani değerleri temel alması gerekmektedir.

Yaygın Öğrenimin temel dayanağı ise; Deneyimsel Öğrenme Teorisidir. Bireyler farklı yollarla öğrenmektedir. Öğrenmenin farklı düzeylerde gerçekleşmesinin tek etkeni olmasa da en önemlilerinden birisi olan öğrenme stilleri, öğrenme öğretme sürecinin en öncelikli bileşenlerindendir. Öğrenme stilleri çok boyutlu bir kavramdır. Farklı boyutlara odaklanılarak bir çok öğrenme modeli ve envanteri geliştirilmiştir.

Deneyimsel Öğrenme Teorisi 

 

Deneyimsel öğrenme teorisi; deneyimi öğrenme ve gelişimin merkezine alan John Dewey, Kurt Lewin, Jean Piaget, William James, Carl Jung, Paulo Freire, Carl Rogers gibi biliminsanlarının çalışmaları ile gelişmiş, David A.Kolb tarafından en genel hatları ile çerçevesi belirlenmiş bir öğrenme yaklaşımıdır. Deneyimsel Öğrenme Teorisi öğrenmeyi deneyimin bilgiye dönüştürüldüğü süreç olarak tanımlar.

Öğrenmeyi, deneyimler yolu ile şekillenen bir süreç olarak gören deneyimsel öğrenme teorisi, öğrenme çıktıları yerine öğrenme sürecini ön plana almakta ve bilgiyi kazanılan ya da iletilen bağımsız bir girdi olarak değil de sürekli yeniden oluşturulan bir dönüştürme süreci olarak görmektedir (Kolb, 1984). Bu kurama göre sadece deneyimlerin içinde bulunmak ya da sadece düşünme sürecini gerçekleştirmek yeterli değildir. Önemli olan düşünme ve yapma süreçleri arasında bağ kurulmasıdır (Gibbs, 1988).

Bu çerçevede dört aşamalı bir model önerilmektedir. Bu aşamalar deneyimlerin kavramsallaştırılmasına işaret eden “somut deneyim” ve “soyut kavramsallaştırma” aşamaları ile deneyimlerin dönüştürülmesine işaret eden “yansıtıcı gözlem” ve “aktif yaşantı” aşamalarıdır. Somut deneyim aşamasında öğrenci sürece bir bağlamın içinde yer almasını sağlayan bir deneyimle başlar; ardından yansıtma aşamasında deneyim hakkında derinlemesine düşünür. Soyut kavramsallaştırma aşamasında ise bu düşüncelerden kavramlara ve çıkarımlara ulaşarak, ulaştığı sonuçları kuram ve modellerin içine yerleştirir; son olarak aktif yaşantı aşamasında ulaştığı çıkarımları bir deneyime bağlar (Kolb ve Kolb, 2005).

Deneyimsel Öğrenme Döngüsü

Bu döngünün oluşumu için deneyimsel öğrenme içinde farklı materyaller ve faaliyetler uygulanır. Temel amaç; ezberci tutumlardan uzaklaşıp düşünen, sorgulayan, farkındalık geliştirmiş bireyler yetiştirmektir.

SOMUT DENEYİM

Katılımcı profili ve eğitim konusuna göre tasarlanan uygulama ile katılımcı önce konu hakkında yapay ve gerçeğe çok yakın bir deneyim yaşar.

YANSITICI GÖZLEM

Ardından bu deneyim tüm grup tarafından analiz edilir ve duygusal karşılıkları yansıtılır.Bu bölümde katılımcılar uygulama sırasında hissetiklerini ve duygularını paylaşır.

SOYUT KAVRAMSALLAŞTIRMA

Daha sonra elde edilen bu çıkarımlar gerçek hayata genellenir. Gerçek durum ve olaylarla ilişkilendirilir.Öğrenmenin gerçekleştiği bu bölümde katılımcılarda yeni kişisel ve hayatsal farkındalıklar oluşur. Bu farkındlıklar olay ve durumlara yönelik yeni bakış açıları ve yaklaşımların keşfedilmesini sağlar.

AKTİF YAŞANTI

Gerçekle ilişkilendirilen deneyimin verdiği yeni bilgi ve farkındalıklar daha sonra gerçek haytta uygulanır ve yeni bir deneyim elde edilmiş olur.Burada deneyimsel öğrenme döngüsü yeniden başlar ve yaşam boyu devam eder.


Üyelik Önkaydı

328

×